Ülkemizde Yapılan Ekonomik Faaliyetler


Bu yazımızda ülkemizde hangi ekonomik faaliyetlerin yapıldığı bilgisine ulaşabilirsiniz.

Türkiye’deki temel ekonomik faaliyetler tarım, sanayi, turizm ve doğal kaynaklardan oluşur. Ekonomi halkın refah düzeyini yükseltmek için yapılan tüm faaliyetlere verilen addır.

Sanayi: Cumuriyet’in ilk kurulduğu zamanlarda sanayi devlet eliyle geliştirilmiştir. Temel ihtiyaç maddelerinin yurt dışından ithalinin önlenmesi için çalışmalar yapılmıştır. Türk sanayisinin günümüzde en önemli lokomotifi otomobildir.Bununla birlikte beyaz eşya ve elektronik alanlarında da çok büyük adımlar atılmıştır.

Turizm: Turizm bacasız sanayi olarak adlandırılır. Turizm alanında ülkemiz son on yılda büyük başarılara imza atmıştır. Her yıl ülkemize gelen turist sayısında artışlar olmaktadır. Ülkemizin yer aldığı coğrafyada birçok tarihi esere ve güzelliklere rastlanır.

Doğal Kaynaklar: Türkiye’de 60 farklı doğal maden ve mineral bulunmaktadır. Bor rezervi açısından Türkiye dünya lideridir. Ülkemizde dünya bor rezervinin yüzde yetmişi bulunmaktadır.

Çözünme Nedir


Çözücü ve çözünen adı verilen iki maddenin birbirinin içinde iyonları ve moleküllerine kadar ayrılmasına çözünme adı verilmektedir. Çözünmede bir maddenin molekül ve iyonları diğer maddenin molekül ve iyonları arasında kaybolur.

Çözünme olayı gerçekleşmeden önce çözücü ve çözünen maddelerin molekül ve iyonları birbirine çok yakındır.

Çözünme esnasında iki maddenin molekül ve iyonları arasında etkileşim olmadığından çözünme sadece fiziksel bir olaydır. Kimyasal değişim olmadığından maddelerin kimlikleri de aynı kalmaktadır.

Bu iki maddenin tanecikleri çözeltinin her tarafında eşit oranda bulunur.

Çözünen madde iyonik yapılı bir madde olduğunda  çözücü maddenin molekülleri, çözünen maddenin (+) ve (–) iyonlarının arasındaki iyonik bağı zayıflatır ve (+) ve (–) iyonlar birbirinden uzaklaşır.  Çözücü maddenin molekülleri, ayrılan (+) ve (–) iyonların arasına geçerek bu iyonların etrafını çevreler ve çözünen maddenin iyonlarına ayrılmasına sebep olur. Ayrılan iyonlar çözücünün her tarafında eşit olarak dağılır.
 

Yıldırımların Oluşmasının Sebebi Nedir


yılsırım Yıldırımların Oluşmasının Sebebi NedirBir bulut içinde, iki bulut arasında veya bir bulutun tabanı ile yer arasında elektrik boşaldığında kırık çizgi biçiminde gökyüzünde geçici ışıklar meydana gelmektedir. Bunlara şimşek denir. Yıldırım ise gök gürültüsü ve şimşekten oluşmakla birlikte gökyüzü ve yer yüzü arasındaki elektrik boşalmasıdır.  Bir bulut aşırı miktarda pozitif veya negatif yüklü elektrikle yüklendiği zaman gözle görülür şekilde elektrik boşalmaktadır. Söz konusu elektrik yükünün bu noktada hava direncini kıracak kadar güçlü olması gerekmektedir. Daha çok kümülonimbüs ve stratiform yani ufki şeklinde yayılan katmanlı bulutlarda şimşek görülür. Sanıldığının aksine şimşek sadece yağmurlu havalarda değil kar fırtınaları, kum fırtınaları hatta volkanlardan çıkan gaz ve toz bulutlarına dahi rastlanır. Bilimsel çalışmalar dünya genelinde saniyede 50 ile 100 arasında şimşeğin çaktığını göstermektedir.Yıldırım

ise en tehlikeli şimşek türlerinden biridir. Genellikle çoğu yıldırım çakması yeryüzüne negatif elektrik dağıtır. Bir kısmı ise yeryüzüne pozitif yük taşmaktadır. Oluşan pozitif çakmalar kış ayları süresince düşen toplam yıldırımların yüksek yüzdesini oluşturmaktadır.  Bulut ve yer arasında oluşan elektrik potansiyeli farkı 10 ile 100 milyon volt arasında değişmektedir. Yıldırımın dönüş darbesinin akımı ise yaklaşık olarak 30.00 amperedir. Isısı da 30.000 dereceye ulaşır. Yıldırımlar çok hızlı şekilde oluşurlar. 30 milisaniyede buluttan öncül darbe yere ulaşır ve ulaştığı yerden bulutun merkezinde yaklaşık olarak 100 milisaniyede döner.

Bulut ile yer arasında oluşan bir şimşeğin bir canlıya isabet etmesi yıldırım çarpması olarak adlandırılır. Yıldırımlar elektrik yüklü olduğu için kişiyi çarptığında ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu son derece tehlikeli bir olaydır. Amerika Birleşik Devletleri’nde her sene ortalama 60 kişi hayatını kaybetmekte, 300 kişi de yaralanmaktadır. Dünya geneline bakıldığında ise yıldırım çarpması sebebi ile yıl içerisinde ortalama 24.000 kişi ölmekte ve 240.000 kişi yaralanmaktadır. Yıldırım çarpmasına en çok açık arazide oyun oynarken, açık arazide çalışırken, kayık veya botla gezerken ve yüzerken, tarla ve ağır iş makineleri kullanırken, telefonla konuşurken, elektrikli aletleri kullanırken veya tamir ederken rastlanılabilir. Etrafınızda herhangi birine yıldırım çarptıysa öncelikle yaralının solunumunu ve kalp atışlarını kontrol etmelisiniz. Hemen ardından ise eğer yaralı nefes almıyorsa suni tenefüs yapılmalı ve nabız yoksa uzman bir kişi tarafından kalp masajı yapılmalıdır.

Yıldırım çarpmasından korunmak için eğer açık havadaysanız derhal size en yakın binanın içine girmelisiniz. Eğer yakınınızda sığınacak bir bina yoksa alçak bir bölgeye gidip ayaklarınız yere basacak şekilde çömelmelisiniz ve mümkün olduğunca küçülmelisiniz. Yıldırım tehlikesi ile karşı karşıya kalındığında kesinlikle yere yatılmamalıdır.

Mevsim Başlangıçları Ve Özellikleri


A-     21 Mart

*Kuzey yarım kürede ilkbahar, güney yarım kürede son bahar mevsimin başlangıcıdır.

*Kuzey yarım kürede kış, Güney yarım kürede yaz mevsimin sonudur.

*Güneş ışınları ekvatora dik açıyla gelir. Ekvatorda öğle vaktinde cisimlerin gölge boyu sıfırdır.

*Her iki yarım kürede de gece gündüz eşitliği yaşanır.

*Yirmi bir marttan sonra güneş ışınları ekvatorun kuzeyine dik geldiği için kuzey yarım kürede gündüzler, güney yarım kürede gecelr uzun olur.

*Kuzey kutup noktasında 6 ay gündüzün Güney kutup noktasında altı ya gecenin başlangıcıdır.

B- 23 Eylül

*Güney yarım kürede ilkbahar. Kuzay yarım kürede son bahar mevsimi görülür.

*Güneş ışınları ekvatora dik açıyla gelir. Ekvatorda cisimlerin gölge boyu öğlen vakitlerinde sıfırdır.

*Her iki yarım kürede gece gündüz eşitliği yaşanır.

*Yirmi üç eylülden sonra güneş ışınları ekvatorun güneyine denk geldiği için güney yarım kürede gündüzler, kuzey yarım kürede ise geceler uzun olur.

*güney kutup noktasında 6 ay gündüzün kuzey kutup noktasında 6 ay gecenin başlangıcıdır.

*Aydınlanma çemberi kutup noktalarından geçer.

C-21 Haziran

*21 Haziran tarihinde güneş ışınları yengeç dönencesine dik düşmektedir. (23 27’)

*Güneş ışınları kuzey yarım küreye en dik, güney yarım küreye en eğik açıkla düşer.

*Kuzey yarım kürede yaz mevsiminin güney yarım kürede kış başlamıştır.

*Kuzey yarım kürede cisimlerin gölge uzunluğu en kısa güney yarım kürede is en e uzundur.

*Bu tarihtan sonra Gündüzler, güney yarım kürede ise geceler kısalmaya başlar.

*Kuzey kutup dairesinde 24 saat gündüz Güney kutup dairesinde 24 saat gece yaşanır.

Ç-21 Aralık :

*21 aralıkta güneş ışınları oğlak dönencesine (23 derece27’) dik gelir.

*Güneş ışınları Kuzey yarım küreye en eğik, Güney yarım küreye en dik açıyla gelinir.

*Kuzey yarım kürede kış mevsiminin güney yarım kürede yaz mevsiminin başlangıcıdır.

*Kuzey yarım kürede cisimlerin gölge boyu en uzun Güney yarım kürede ise en kısadır.

*Kuzey yarım kürede en uzun gece Güney yarım kürede en gündüz yaşanır.

*Bu tariften sonra kuzey yarım kürede gündüzler, güney yarım kürede de bu durum tam tersidir.

Melatonin Nedir


Bu yazımızda melatonin kelimesinin ne olduğu bilgisine ulaşabilirsiniz.

Melatonin Nedir

?

İnsan beyninde yer alan ve karanlıkta, gece 23.00 ile 05.00 saatleri arasında salgılanan hormona melatonin adı verilmektedir. Beynideki epifiz bezinden salgılanan bu hormon insan vücudunun biyolojik saatinin ritmini ayarlar ve korur. Vücutta salgılanan bu hormonun vücut ritmleri açısından önemi büyüktür. Yaş ilerledikçe kişide melatonin hormonunun üretimi de düşmektedir.

Son yapılan araştırmalarda vücutta salgılanan melatonin hormonunun kanserle savaşmada etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmaların sonrasında ortaya çıkan bu sonuç doğrultusunda lösemili ve kanserli çocukların ailelere çocuklarını karanlıkta yatırma konusunda tavsiyeler verilmiştir.

Melatonin hormonu karanlıkta salgılanan bir hormondur ve kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. Bu noktada hormonun salgılanmasının ışık ile doğru orantıda olduğu unutulmamalıdır. Yapılan araştırmalardaki deneylerde karanlıkta salgılanan melatonin hormonunun kişi ışığa maruz bırakıldığında azaldığı gözlenmiştir.